|
| |||||||
| CİHÂD CİHÂD'ın derinlemesine mânâ âlemi ve CİHAD üzerine yaşanan hayatlar.. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Akıncı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 27.03.2010 İl: Dergah-ı Mualla Yaş: 30
Mesajlar: 147
Teşekkürleri: 130
114 konu/yorumuna 355 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Hızır Hocamızı Şehadetinin 12. Sene-i Devriyesinde Minnetle Yad Ediyoruz! Hızır Hocamızı Şehadetinin 12. Sene-i Devriyesinde Minnetle Yad Ediyoruz! İnnalillahi ve inna ileyhi raciun |
| | |
| Bu konu/mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 5 üye: | ah_teslimiyet (18-05-2010), AşknümA (18-05-2010), fatiherbakan (20-05-2010), Gusem (20-05-2010), meryem zehra (18-05-2010) |
| | #2 (permalink) |
| Akıncı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 27.03.2010 İl: Dergah-ı Mualla Yaş: 30
Mesajlar: 147
Teşekkürleri: 130
114 konu/yorumuna 355 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | HIZIR HOCAMIZ... <B> Tweet Follow @MilliGorusForum O mübarek zat, üstadımız Hacı Mahmut Efendi hazretlerine layık bir damat, manevi yolumuza ve bağlılarına da gerçek manada büyük hizmetlerde bulunmuştu. Dört, beş yaşlarımdan beri yanında yetiştiğim o kıymetli insanın; kimsenin kalbini kırdığını, kimseyi boş çevirdiğini ve mahrum bıraktığını asla görmedim. Hayatımın birçok sıkıntılı merhalelerinde en özel konumda bile, O’na her ne zaman sıkıntılarımı açtımsa her seferinde kendimi rahatlamış ve manevi sıkıntılarımdan kurtulmuş olarak hissetmişimdir. Hızır Efendi hocamız çok tevazulu, alçak gönüllü, açık sözlü, çok nurlu, tasavvuf ilimlerinde mahir, manevi yolda çok ilerlemiş, zikir ehli, keramet sahibi bir gönül eri idi. Nitekim Üstadımız Hazretlerinin; O’nun hakkındaki "Herkes, Hızır'ı arar, Hızır bize kendisi geldi" şeklindeki sözü çok manidardır. Yine Üstadımız Hazretlerinden bizzat işittiğimize göre bir yolculuk esnasında arkadaşları Hızır Efendi'den bir keramet göstermesini istemişler. O sırada kendileri Darende Somuncu Baba Türbesi'nde bulunuyorlarmış. Arkadaşlarının bu talebi üzerine Şehid Hızır Efendi'nin oradaki havuzda bulunan efsanevi (Kıbrıs Harbinde kaybolup, tekrar geri yaralı olarak döndükleri söylenen) balıklara "Ey balıklar! Ben Mahmut Efendi Hazretleri'nin vekili olarak bu cemaatin emiriyim. Sizinde içinizde mutlaka bir emiriniz vardır. Haydi o, öne çıksın da görüşelim" diye seslenmesi üzerine balıkların kenara çekilerek, emirlerine yol açtıkları ve büyük bir balığın öne geçerek Hızır Efendi'nin karşısında kendi diliyle birşeyler söylemeye çalıştığı herkes tarafından görülmüş bir vakadır. Allah-u Teala şefaatlerine cümlemizi nail eylesin. Üstadımız Hazretleri'nin vekillerinin makamı böyle olursa, kendisinin Yüce mertebesi nasıldır? Ancak Allah (Celle Celalühu) bilir. Hızır Efendi hocamızın üzerimizde birçok hakkı bulunmaktadır. O bizi çocukluğumuzda evinde yetiştirmiş, eli ile pişirip yedirmiş, bizzat sofralarımızı se-rip, kaldırmış, gittiği sohbetlere bizi yanında götürerek bilfiil eğitmiş, ileriye dönük birçok hususlardaki tavsiyeleri ile de önümüzü açmıştır. Hiç şüphesiz ki; O’nun üzeri-mizdeki haklarının en büyüğü ilim hakkıdır. "Bana bir harf öğretenin kölesi olurum" fahvasınca, yaşadığımız müddetçe O’na minnetdar kalacağız. Çünkü küçük yaşlarımızda O’ndan sarf, nahiv, tevsir, hadis, özellikle fıkıh ilimlerinde bir hayli istifademiz olmuştur. Allah-u Teala kendisini tara-fımızdan hayırla mükafatlandır-sın. Kendisiyle üç kere Hac yolculuğunda bulundum. İki seferinde aynı odalardaki birlikdeliğimizde seneler önceki günleri yad ettik. Ve yine O’ndan çayımız, çorbamızın hazırlanmasına kadar birçok hizmetler gördüm. Şehid edilişinden birkaç ay önceki son Hac'cında da birkaç defa görüştük. Özellikle Arafat'ta ki tesirli sohbetini Efendi Hazretleri'mizle birlikte dinledik. Sonra yakın arkadaşlarından, onun Arafat Vakfesi'nde Allah-u Teala'dan ısrarla şehidlik istediğini öğrendik. Gerçekten de duası kabul olarak Hac dönüşünden birkaç ay sonra İsmailağa Camii içerisinde Pazar sabahı insanlara ders verdikten sonra kendisine soru sormak bahanesiyle yaklaşan bir caninin, arkadan attığı altı kurşunla "Allah!" diyerek yere yıkılmış ve böylece en büyük muradı olan şehadet mertebesine erişmiştir. Kendisine mübarek olsun. Güvenlik güçlerimizin çok ciddi araştırmalarına rağmen, ka- til hala bulunamamış, böylece Hızır Efendi Hocamızın şehit olmadan önce, imam bulunduğu Çukurbostan Camisi'nin pano-suna koymuş olduğu soru işareti hala çözülememiştir. Güvenlik birimlerinden umudumuz, Allah'ın izniyle bu hususta araştırmalarını hızlandırarak, bir an önce katili yakalayarak, adalete teslim edip, hocamızın geride bıraktığı milyonlarca seveninin gönüllerine su serpmeleri ve böylece Hocamızı istismar ederek bunalım çıkartmaya çalışan terörist çevrelere fırsat vermemeleridir. Evet! Hocamız şehit olmuştur. Şüphesiz ki bu Allah (Celle Celalühü)' ın takdiri iledir. Rastgele değildir. Cemaatimizden beklenen teslim ve rızadır. Zaten sağduyulu cemaatimize de yakışan budur. Cenazesinde toplanan yüzbinlerin, sesli Tekbir bile getirmekten uzak durarak acılarını içlerine gömmeleri, bu yönde en büyük örnektir. Agah olun ki; Hızır Efendi Hocamız şehid edilmiştir. Fakat ölmemiştir. Nitekim Mevla Teala, bu hususta " Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Asıl diriler onlardır. Velakin siz (onların manevi hayatını) anlayamazsınız" (1) buyurarak bu zatlar hakkında ölü tabirini kullanmayı bile yasaklamıştır. Diğer birtakım Ayet-i Kerimelerinde de, Mevla Teala; "Allah yolunda öldürülmüş olanları sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında (Cennet nimetleriyle) rızıklandırılmaktadırlar. Allah'ın kendilerine fazlından verdiği (şehitlik mertebesi) ile ferahlanırlar ve arkalarından henüz onlara yetişememiş olanlara (şehit kardeşlerine)'da hiçbir korku olmadığı ve onların mahzun olma-yacaklarıyla da müjdelenirler"(2) buyurarak şehitlerin manevi hayatını gözler önüne sermiştir. Şu bir gerçek ki; şehadetlerinden sonrada bu zatların tasarrufları devam etmektedir. Nitekim, vefa- tından sonra birçok kimseler tarafından, Cennetteki yüksek de- recelerde görülmüş, bir seferinde de Külliye'nin kapısında "Burası yakında mutlaka hizmete açılacaktır" buyururken görülmüştür. Bu fakir de kendisini güzel hal-lerde görmekle şereflendi. Ayrıca Hızır Efendi'nin şeha-deti bize, Resulullah (Sall u Aleyhi Ve sellem)' ın "Doğru bir niyetle şehitlik istiyeni yatağında da ölse, Allah-u Teala şehitlik makamına eriştirir"(3) Hadis-i Şerif'inin bir mucizesini daha açıkça göstermiştir. Burada yeri gelmişken şehitlik mertebesiyle ilgili bazı Hadis-i Şerifleri rivayet edelim.Abdullah İbn-i Ka'b, İbn-i Ma- lik (Radıy u Anh)' dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerif’te Resulullah (Sall u Aleyhi Vesellem) şöyle buyurmuş tur: "Şehitlerin ruhları, yeşil kuşlar şeklinde cennet kandillerine takıl-mış durmaktadırlar. Allah-u Teala kıyamet gününde onları döndü-rünceye (diriltinceye) kadar (böylece kandilden kandile uçacaklardır)" (4) Enes (Radıy u Anh) den rivayet edilmiştir ki, Resulullah (Sall u Aley- hi ve Sellem) buyurdu ki: Cennet ehlinden bir kimse, (Huzur-u İlahiye) getirilir. Allah Azze ve Celle o’na: "Ey Ademoğlu, yerini nasıl buldun?" diye sorar. O adam: "Ey Rabbim! Bulunduğum yer, yerlerin en iyisi." der. Cenab-ı Hak: "Benden ne dilersin?" buyurur. O adam; şehitliğin üstünlüğünü gördüğü için: "Beni tekrar dünyaya döndürmeni ve senin yolunda on defa daha şehit olmayı isterim." (5) der. Mikdam İbn-i Ma'di Keribe el-Kindi (Radıy u Anh) den rivayet edilmiştir ki, Efendimiz (Sall u Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah indinde şehitlerin dokuz hasleti vardır.1. Allah-u Teala, kanının ilk damlasında O’nun günah(lar)ını affeder, 2. Cennetteki makamı kendisine gösterilir, 3. İman süsüyle süslendirilir, 4. Kabir azabından kurtarılır, 5. Hurilerle evlendirilir, 6. En büyük korkudan emin edilir, 7. Başına vakar tacı konlur ki, ondaki her bir yakut dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. 8. Hurilerden 72 tane aileyle evlendirilir, 9. Yakınlarından 70 kişiye şefaatçi kılınır (6) Bu vesile ile Hızır Efendi Hocamıza Allah-u Teala'dan yüksek dereceler, geride bıraktığı kıymetli kayınpederi Üstadımız Hacı Mahmut Efendi Hazretleri' ne, Ehli Beyt’ine ve sevenlerine hayırlı uzun ömür, sıhhat-ü afiyet, emniyet, hürriyet içerisinde hayırlı hizmetler temennilerimle yazıma son verirken bütün camiamıza taziyelerimi arz ederim.
|
| | |
| Bu konu/mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 7 üye: | ah_teslimiyet (18-05-2010), AşknümA (18-05-2010), ertuğrul gazi (18-05-2010), fatiherbakan (20-05-2010), Gusem (20-05-2010), meryem zehra (18-05-2010), Rah-ı Yar (19-05-2010) |
| | #3 (permalink) |
| Akıncı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 27.03.2010 İl: Dergah-ı Mualla Yaş: 30
Mesajlar: 147
Teşekkürleri: 130
114 konu/yorumuna 355 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | VEFATI (şehadeti) Tweet Follow @MilliGorusForum Birçokların cefasına katlanmayı, terk etmekten daha hafif gördüğü dünya, onun gözünde bir bedenin sığacağı mezardan ibaretti. Şehitlik mezarlığında bir mezarı olmadığı için üzüldüğünden bu dünyada gam çektiği başka birşeyi yoktu. Sonunda çok istediği şehitliği de, mezarıda genç yaşında elde etmiş, giderken geride bıraktığı sevdiklerine, bağlı bulunduğu asil yolun mensubuna neler bahşaettiğini öğreten temiz bir hayat hediye etmiştir. Şeriatı tavizsiz yaşayan zatın Pazar sohbetini dalgın dalgın dinledikten sonra kendisine vaad edilen şehadet rütbesini almak için İsmailağa Camii Şerifine gelir. İhvanın ders ve dertlerini dinledikten sonra Duha namazını kılmak için kıbleye döner ve müminin miracı olan son namazına durur. Kulun mevlaya en yakın olduğu o esnada, insanlığın en uzağında olan hain eller vucüduna yedi el ateş eder. Kanlar içinde vücudu yere yığılırken bütün şanlar ve şerefler huzurunda selam duracak şekilde başı göğe erer. Sema ehli, sofralarında onada onada yer ayırırken Muhammed ümmeti bir hüzün yılını daha yaşar. Ertesi gün Fatih Camisi yüz binlerin gözyaşlarına şahit olur. Sessizliğin en büyük ses, yalnızlığın en büyük dost olduğu hicran gününde eller onu diri diri toprağa gömmeyip başlarına taç edinirler. Vefat ettiğinde Sakızağacı Şehitlik Mezarlığı'na defnedilme arzusu, sevenlerinden birinin (Fevzi Başak'ın) kendi yerini bu şehide bağışlamasıyla yerine gelir. Takvimler 17 mayıs 1998'den itibaren yeni bir not düşerler sayfalarına: 36. Nakşi Şyhi Mahmut Efendi'nin damadı 55 yaşında İsmailağa Cami-i Şerifinde şehit edilmiştir. Rasulallah (s.a.v.)e her yönüyle benzeyen Efendi Hazretleri(k.s) damadı da Hazret-i ALİ (r.a) benzer şekilde terki diyar eylemiştir. Şehitler kendileri için yaşamazlar ve hiç ağlamazlar kendi acılarına. Bir damla rahmet için gözyaşlarına boğulan, tavaf ile mamur olan gönül kabelerini handan etmek için gelirler. Ve ''yaklaşıyor yaklaşmakta olan'' diye haykırarak gam ordusuna katılıp giderler aşk otağına. SİLSİLEDE İSMİ OKUNSUN Şehadetinden birkaç ay sonra Şeyhi Mahmut Efendi Hazretleri Buhara'da Şah-ı Nakşibend Hazretlerini ziyaret eder. Manada zuhur eden şah-ı nakşibend hazretleri, ''Hızır Efendi'nin ismi silsile-i şerifde okunsun'' tenbihinde bulunurlar. Kısacık bir ömrü bu meydan-ı hakikatte ebediyyet kesbine muvaffak kılan Hızır Efendi'ye Cenabı Hak'tan sonsuzluğun en büyük ikramlarına nail olmasını temenni ederiz. |
| | |
| Bu konu/mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 7 üye: | ah_teslimiyet (18-05-2010), AşknümA (18-05-2010), ertuğrul gazi (18-05-2010), fatiherbakan (20-05-2010), Gusem (20-05-2010), meryem zehra (18-05-2010), Rah-ı Yar (19-05-2010) |
| | #4 (permalink) |
| Akıncı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 27.03.2010 İl: Dergah-ı Mualla Yaş: 30
Mesajlar: 147
Teşekkürleri: 130
114 konu/yorumuna 355 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | DE KORKMA; Tweet Follow @MilliGorusForum MÜSLÜMANIM GÖĞSÜN İMANLA DOLSUN İRTİCA İSLAM İSE BAŞIMIN TACI OLSUN hızır efendi(k.s) |
| | |
| Bu konu/mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 6 üye: | ah_teslimiyet (18-05-2010), AşknümA (18-05-2010), ertuğrul gazi (18-05-2010), fatiherbakan (20-05-2010), Gusem (20-05-2010), meryem zehra (18-05-2010) |
| | #5 (permalink) |
| MGF Platinyum ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 29.03.2009 İl: İstanbullu Kızın Kulesi Yaş: 35
Mesajlar: 3,530
Teşekkürleri: 12,466
2,828 konu/yorumuna 9,752 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 23 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Demek 12 koca yıl geçti..Dün gibi..Demek 21 yaşında bir genç kızın yüreğinde büyük değerler taşıyan o insan aramızdan ayrılalı koca 12 yıl oldu. Çukurbostanın oradan eve doğru yürüyorum. Müthiş yağmur yağıyor. Bir tuhaflık var Çarşamba' da..Bağırışan, ağlaşan insanlar. Ne oldu diyorum, bakkal hasan amca kızım, hızır hocamızı şehit ettiler diyor. Tweet Follow @MilliGorusForum ![]() Asla yüzünü çevirmez. Hep tebessüm halinde. Yollarda kediler biel ona hayran...Sohbetleriyle serseri ruhları asil yapan bir endam...Allah onun gibi olmayı, onun gibi anlamayı, onun gibi yaşamayı nasib etsin cümlemize...Firdevsinde cübbesinin kenarından tutunanlardan eylesin bizleri. Allah şefaatine layık etsin. Makamını ali etsin. Allah razı olsun paylaşım için... |
| | |
| Bu konu/mesaj için AşknümA kullanıcısına teşekkür eden 7 üye: | ah_teslimiyet (18-05-2010), arifan yolcusu (19-05-2010), bedırın aslanı_41 (19-05-2010), ertuğrul gazi (18-05-2010), fatiherbakan (20-05-2010), Gusem (20-05-2010), meryem zehra (18-05-2010) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hazreti Hızır... | Halveti | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 22-07-2011 21:39 |
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:56.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.5.0 RC2
Milli Görüş Forum® 2005-2011
Yasal Uyarı
Milli Görüş Forum® hukuka, yasalara, telif haklarına,kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.Milli Görüş Forum® 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, Milli Görüş Forum® uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir.