|
| |||||||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| MGF Sanal İzleme Birimi Başkanı ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 16.11.2008 Yaş: 32
Mesajlar: 15,558
Teşekkürleri: 34,314
12,824 konu/yorumuna 46,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 33 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Saadet'i bekleyen tehlike Saadet Partisi Kongresi, Millî Görüş geleneğini, oradaki iktidar asabiyesinin konumunu, Türkiye'nin yaşadığı değişimi anlama bakımından derslerle doluydu. Naci Bostancı* Barajın hayli altında oy oranına sahip bir partinin kendi iç hikâyesinin ötesinde Türkiye için önemli veriler sunan bir kongre gerçekleştirmesini anlamak için geçmişe gitmek gerekir. Saadet Partisi dediğimizde hemen akla Fazilet, Refah, Selamet ve Nizam Partileri gelir. Millî Nizam Partisi bu zincirin ilk halkası olarak altmışlı yılların sonlarında ortaya çıkmıştı. Onun cerbezeli lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Almanya'da eğitim almış bir mühendis olarak siyasete girdiğinde, kariyerini iki alanda oluşturdu. O zamanlar "motor" bile yapamayan Türkiye'ye özgüven aşılamaya çalıştı, kalkınma ve gelişmenin dinamiğini fabrikalarda gördü. Niçin azgelişmiş bir ülkeyiz, niçin refahımız engelleniyor, sorusuna, "çünkü hasımlarımız var" diyenleri haklılaştıran bir yaklaşımla, sanayileşmemizin imkânsızlıktan değil entrikalardan kaynaklandığını anlattı. Sanayileşmek, oyunları bozmak anlamına geliyordu. Kariyerini yaptığı ikinci alan ise, siyasetle İslam arasındaki bağları tesiste oldu. İslamcı bir siyaseti merkez partilerinin içinde bir renk olarak düşünen çevre ile bunun muhakkak meydan okuyucu bir anlayışla ve radikal yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyenleri dikkate almayıp, düzenin kuralları içinde İslamcı bir siyasetin imkânlarını tecrübe etti. Doğrusu her iki yaklaşımın da Türkiye'nin toplumsal, iktisadî ve siyasî hayatında kalıcı etkileri oldu. Türkiye, bir süre ağır sanayiyi önemsedi, temelleri Erbakan tarafından atılan birçok fabrika faaliyete geçti. Erbakan'ı hayalcilikle suçlayanların kimileri yanıldıklarını gördüler. Her şey hayal etmekle başlar, diyen romantik ilke, Erbakan'ın ağır sanayiye yönelik ilgisinde bir kez daha kendisine karşılık buldu. Elbette bu yaklaşımı bilginin ve hizmet sektörünün öne çıkmadığı yetmişlerin şartlarında değerlendirmek gerekir. Erbakan'ın ikinci etkisi ise, İslamî değerlerle toplumsal elitleri buluşturmasında yaşandı. İslam ve onun pratikleri denildiğinde muktedir bürokratlar, elitler akla gelmezdi. Cuma namazına gitmek, oruç tutmak aydınlanmadan nasiplenmemiş alt sınıflara ait görülürdü. Zamanla anlaşıldı ki İslam'ı alt sınıflara hapseden dinamik olağan şartlar değil sistematik laikçi yaklaşım. Bu kırıldı. Erbakan'ın, "Millî Görüş" adını verdiği ve ruhanî bir vecd ile halelendirdiği davası, Türkiye'nin değişen sosyal zemininde heyecanla karşılandı. Öteden beri kültürel ve ekonomik alanda canlanmaya çalışan İslamî eğilim kendisine "iktidar ilişkilerine daha pratik bir şekilde müdahil olabileceği" yeni bir mecra buldu: Siyaset. Kimlik, yerlilik, millîlik, İslam, kapitalizm, sosyalizm gibi temel konular, Millî Nizam siyasetinin repertuarında pratik siyasetle buluştu. Artık sonu gelmez entelektüel tartışmalar yerine gerçek hayatta sonuçlar doğuracak bir araç söz konusuydu. Nasıl bir toplum ve ekonomik yapı mı hayal ediyoruz? Cevap: Millî Görüş'ün iktidarında hepsi görülecektir. Elbette bu sorunlar siyasetin sihirli eline teslim edilirken bunu gerekçelendiren bir anlatım, senaryo yavaş yavaş inşa edildi, gelişip büyüdü. (Erbakan doksanlı yıllarda bile altı yüz profesörün Millî Görüş üzerine çalıştıklarını ve kapsamlı bir programı ortaya koyacaklarını söylüyordu.) Her dava yol arkadaşlarıyla sürdürülür. Erbakan da kendisine birlikte yürüyeceği ve tam bir güvenle bu yolculuğu gerçekleştireceği arkadaşlar edindi. Hiçbir insanî ilişkinin sadece "siyasetten" ibaret kalmayacağı, beraberinde karmaşık bağlar getireceği muhakkaktır. Burada da öyle oldu. Gündelik hayatın başka alanlarına da uzanan bağlar, bu çekirdek asabiyeyi birbirine yaklaştırdı, bir kader ortaklığı inşa etti. YAŞANANLAR MİLLİ GÖRÜŞ DAVASINA ZARAR VERMEMELİ Aynı çizgideki beş partinin ismi bize şunu söyler: Her dönem birileri bu partileri kapatmış, sonra yerine yenisi kurulmuş. Ama toplumsal karşılığı olduğu, yönetici elitleri mihmandarlığa devam ettikleri için yolculuk da sürmüş. Şartlar farklı da olsa partilerin kapatılma gerekçeleri aynıydı: İslamcı karakter. Millî Görüş'ün laikçi hasımları Erbakan'ın yürüttüğü siyaseti bir tehdit kaynağı olarak görseler ve her kapatma kararında bir bayram havasına kapılsalar da önemli bir hususu atlıyorlardı. Bu siyaset, çevreden gelen güçlü sosyal dinamikleri maceracı bir İslamî eğilim yerine siyasetin gerçek şartlarında dünyevileştiriyor, ayakları yere basan bir yaklaşımın faillerine dönüştürüyordu. Bunun yanında bir başka husus ise, siyasetin kendini merkeze almasının getirdiği bir karakteristikti. Artık İslamî tahayyül sözlerini oluştururken siyasetin önceliklerini ve gereklerini dikkate almak, böylelikle kayıtlı şartlı bir yolda yürümek zorundaydı. Davaya, yani Millî Görüş'e zarar verilmemeliydi. Doksanlı yılların Türkiye'sinde özellikle 94 mahalli seçimleriyle birlikte Millî Görüş önemli bir dönüşüm yaşadı. Saf İslamî retorik liberalleşti, demokratikleşti, ötekilerle ilişkiler, dönüştürmek yerine birlikte yaşamak esasında yeniden şekillendirildi. Bunun faydası, 94'teki mahallî seçimlerde elde edilen olağanüstü başarıyla ve 95 seçimlerinde ise iktidarın büyük ortağı olmakla görüldü. Artık Millî Görüş gelenekçilikten yenilikçiğe doğru evriliyordu. 28 Şubat süreci bu geçişe mani oldu, ayrıştırıcı bir rol oynadı, Refah'ın yerine kurulan Fazilet Partisi ikiye bölündü. Yenilikçiler başka toplumsal kesimlerle de ittifak yaparak AKP'yi kurdular. Fazilet'te kalanlar adeta bir regresyon duygusuyla "yeniden ahlak ve maneviyat" dediler. Erbakan ise, sınavlarla itibar kazanmış güçlü kimliği, yakın yol arkadaşlarıyla oluşturduğu iktidar asabiyesi ile birlikte kalanlar üzerindeki vesayetini sürdürdü, yoluna devam etti. Cerbezeli liderlerin dramı, davalarıyla kurdukları simbiyotik ilişkidir. Ancak insanın fani siyasi ideallerin ise aşkın niteliği bu simbiyotik ilişkinin bir yerde sonlandırılmasını gerektirir. Kılık değiştirmiş hanedanlık ihyası vesayetçi karakteriyle çok sevimsizdir. Saadet kongresinde Erbakan soyadlarının öne çıkması bu durumu hatırlatır bir gelişme oldu. Numan Kurtulmuş, zor bir kongre ile tekrar genel başkan seçildi. Onunla birlikte Millî Görüş'ün yenilikçi yüzü öne çıktı. Ancak simbiyotik ilişkinin sahipleri bu durumdan memnun değiller. Onlar kamuoyunun hanedanlık olarak okumasını engelleyecek gerekçeleri varsa bunları aktarmada son derece başarısız olarak yeni bir kongre toplamak ve Kurtulmuş'u oradan indirmek istiyorlar. Bu doğrultuda bir iç mücadele verilir ve bunda başarıya ulaşılırsa artık kimsenin mücadele etmesine gerek kalmayan bir siyasi parti ortaya çıkacaktır. Genel başkanlık yapmış, kongrede yeniden seçilmiş bir kişiye tahammülü olmayanlar acaba başkalarını o partiye hangi sözlerle çağıracaklar, hangi kardeşlikten bahsedeceklerdir? Üstelik böyle bir gelişme Erbakan'ın uzun yıllar boyunca oluşturduğu karizması bakımından da hazmedilmesi güç bir final olacaktır. Halka mal olmuş her dava kaçınılmaz olarak demokratik bir karakter taşır. Bu karakter ise sadece ilgili siyasete popülerlik üzerinden güç kazandırmaz, aynı zamanda onun "elitlerin siyaseti" ile yönlendirilmesini de zorlaştırır. Dar alanlarda yürütülen siyasetin büyüleyici ama o ölçüde gerçek dünyadan koparıcı iklimine teslim olunmaksızın gerçek toplumsal şartlara dayalı bir akılla davranılması hem Saadet'in hem de Türkiye'nin çıkarına olacaktır. Zaman |
| | |
| Bu konu/mesaj için agdesksehir kullanıcısına teşekkür eden 2 üye: | ah_teslimiyet (28-07-2010), PALANDÖKEN KARTALI (28-07-2010) |
| | #2 (permalink) |
| MGF Sevdalısı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 11.02.2009 Yaş: 52
Mesajlar: 2,911
Teşekkürleri: 544
1,890 konu/yorumuna 6,032 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 ![]() ![]() ![]() ![]() |
SAADETİ bekleyen en büyük tehlike gene SAADETdir. Tweet Follow @MilliGorusForum Saadet partisine dışardakilerden çok çok içerden zarar veriyoruz. Partiye yazık oluyor, kongrede olanlar kongreden sonra olanlara inanamıyorum. yükselişe geçmiş bir partiyi tuttular yerin dibine sokacağız diye uğraşıyorlar. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Genç Milli Görüş ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 29.12.2007
Mesajlar: 46
Teşekkürleri: 157
16 konu/yorumuna 35 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 ![]() |
muhterem hocama itaat etmiyenler bu camiayı 61. parti yapmak istiyorlar Tweet Follow @MilliGorusForum |
| | |
| Bu konu/mesaj için sabır85 kullanıcısına teşekkür edenler: | PALANDÖKEN KARTALI (28-07-2010) |
| | #4 (permalink) | |
| MGF Sevdalısı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 18.11.2009 İl: DADAŞLAR DİYARI Yaş: 41
Mesajlar: 917
Teşekkürleri: 2,253
637 konu/yorumuna 1,980 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 ![]() ![]() ![]() ![]() | Alıntı:
Yükseliş,,, Saadet partisi gömlek çıkarıcılar gömlek çıkarmadan önce de yükselişe geçececekti,belkide türk siyasi tarihinin en büyük oy oranı ile ama gömlek çıkarıcıların makam hırsı buna müsaade etmedi.Yükselmek önemli değil,her organı ile tamamen bütünleşmiş ,çıkar ve nefislerden uzak,dolduruşa gelmeden,yükselmek önemli. BU KONGREDE OLANLARI HAYRA YORMALI.YOL YAKINKEN HATALARDAN DÖNÜLMELİ,,, | |
| | |
| | #5 (permalink) |
| MGF Hatim Komisyonu Bşk. Yrd. ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 20.10.2008
Mesajlar: 5,280
Teşekkürleri: 25,128
4,156 konu/yorumuna 9,984 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 20 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | paylaşım için teşekkürler.. Tweet Follow @MilliGorusForum |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyük tehlike atlatıldı | agdesksehir | TÜRKİYE GÜNDEMİ | 0 | 13-12-2011 00:27 |
| Mail 2-böüm 4:AKP kendini SAADET'İN Saadet'in yerine koymadan SAADET'İ ANLAYAMAZ | Adil Bir Dünya | Siyasi Araştırmalar | 0 | 06-06-2011 01:30 |
| Suriye Konusunda Cevap Bekleyen Sorular | Mücahid Erbakan | Nurettin Şirin | 0 | 30-04-2011 18:03 |
| Müslüman devletleri birleştiren tehlike | agdesksehir | İslam Tarihi | 1 | 28-11-2010 21:49 |
| Beni Bekleyen Var mi?? | Seida | Şiir | 2 | 08-11-2007 16:05 |
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:41.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.5.0 RC2
Milli Görüş Forum® 2005-2011
Yasal Uyarı
Milli Görüş Forum® hukuka, yasalara, telif haklarına,kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.Milli Görüş Forum® 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, Milli Görüş Forum® uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir.