Go Back   Milli Görüş Forum® | Sanalda Hakkın Sesi | 7.YIL » DÜŞÜNCE PLATFORMU » MAKALELER
Sayfaya güncelle Saadet'i bekleyen tehlike

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-07-2010, 14:08   #1
agdesksehir
MGF Sanal İzleme Birimi Başkanı
 
agdesksehir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 16.11.2008
Yaş: 32
Mesajlar: 15,558
Teşekkürleri: 34,314
12,824 konu/yorumuna 46,324 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 33
agdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud ofagdesksehir has much to be proud of
Question Saadet'i bekleyen tehlike


Saadet'i bekleyen tehlike


Saadet Partisi Kongresi, Millî Görüş geleneğini, oradaki iktidar asabiyesinin konumunu, Türkiye'nin yaşadığı değişimi anlama bakımından derslerle doluydu.


Naci Bostancı*

Barajın hayli altında oy oranına sahip bir partinin kendi iç hikâyesinin ötesinde Türkiye için önemli veriler sunan bir kongre gerçekleştirmesini anlamak için geçmişe gitmek gerekir.

Saadet Partisi dediğimizde hemen akla Fazilet, Refah, Selamet ve Nizam Partileri gelir. Millî Nizam Partisi bu zincirin ilk halkası olarak altmışlı yılların sonlarında ortaya çıkmıştı. Onun cerbezeli lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Almanya'da eğitim almış bir mühendis olarak siyasete girdiğinde, kariyerini iki alanda oluşturdu. O zamanlar "motor" bile yapamayan Türkiye'ye özgüven aşılamaya çalıştı, kalkınma ve gelişmenin dinamiğini fabrikalarda gördü. Niçin azgelişmiş bir ülkeyiz, niçin refahımız engelleniyor, sorusuna, "çünkü hasımlarımız var" diyenleri haklılaştıran bir yaklaşımla, sanayileşmemizin imkânsızlıktan değil entrikalardan kaynaklandığını anlattı. Sanayileşmek, oyunları bozmak anlamına geliyordu. Kariyerini yaptığı ikinci alan ise, siyasetle İslam arasındaki bağları tesiste oldu. İslamcı bir siyaseti merkez partilerinin içinde bir renk olarak düşünen çevre ile bunun muhakkak meydan okuyucu bir anlayışla ve radikal yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyenleri dikkate almayıp, düzenin kuralları içinde İslamcı bir siyasetin imkânlarını tecrübe etti.

Doğrusu her iki yaklaşımın da Türkiye'nin toplumsal, iktisadî ve siyasî hayatında kalıcı etkileri oldu. Türkiye, bir süre ağır sanayiyi önemsedi, temelleri Erbakan tarafından atılan birçok fabrika faaliyete geçti. Erbakan'ı hayalcilikle suçlayanların kimileri yanıldıklarını gördüler. Her şey hayal etmekle başlar, diyen romantik ilke, Erbakan'ın ağır sanayiye yönelik ilgisinde bir kez daha kendisine karşılık buldu. Elbette bu yaklaşımı bilginin ve hizmet sektörünün öne çıkmadığı yetmişlerin şartlarında değerlendirmek gerekir. Erbakan'ın ikinci etkisi ise, İslamî değerlerle toplumsal elitleri buluşturmasında yaşandı. İslam ve onun pratikleri denildiğinde muktedir bürokratlar, elitler akla gelmezdi. Cuma namazına gitmek, oruç tutmak aydınlanmadan nasiplenmemiş alt sınıflara ait görülürdü. Zamanla anlaşıldı ki İslam'ı alt sınıflara hapseden dinamik olağan şartlar değil sistematik laikçi yaklaşım. Bu kırıldı.

Erbakan'ın, "Millî Görüş" adını verdiği ve ruhanî bir vecd ile halelendirdiği davası, Türkiye'nin değişen sosyal zemininde heyecanla karşılandı. Öteden beri kültürel ve ekonomik alanda canlanmaya çalışan İslamî eğilim kendisine "iktidar ilişkilerine daha pratik bir şekilde müdahil olabileceği" yeni bir mecra buldu: Siyaset. Kimlik, yerlilik, millîlik, İslam, kapitalizm, sosyalizm gibi temel konular, Millî Nizam siyasetinin repertuarında pratik siyasetle buluştu. Artık sonu gelmez entelektüel tartışmalar yerine gerçek hayatta sonuçlar doğuracak bir araç söz konusuydu. Nasıl bir toplum ve ekonomik yapı mı hayal ediyoruz? Cevap: Millî Görüş'ün iktidarında hepsi görülecektir. Elbette bu sorunlar siyasetin sihirli eline teslim edilirken bunu gerekçelendiren bir anlatım, senaryo yavaş yavaş inşa edildi, gelişip büyüdü. (Erbakan doksanlı yıllarda bile altı yüz profesörün Millî Görüş üzerine çalıştıklarını ve kapsamlı bir programı ortaya koyacaklarını söylüyordu.)

Her dava yol arkadaşlarıyla sürdürülür. Erbakan da kendisine birlikte yürüyeceği ve tam bir güvenle bu yolculuğu gerçekleştireceği arkadaşlar edindi. Hiçbir insanî ilişkinin sadece "siyasetten" ibaret kalmayacağı, beraberinde karmaşık bağlar getireceği muhakkaktır. Burada da öyle oldu. Gündelik hayatın başka alanlarına da uzanan bağlar, bu çekirdek asabiyeyi birbirine yaklaştırdı, bir kader ortaklığı inşa etti.

YAŞANANLAR MİLLİ GÖRÜŞ DAVASINA ZARAR VERMEMELİ

Aynı çizgideki beş partinin ismi bize şunu söyler: Her dönem birileri bu partileri kapatmış, sonra yerine yenisi kurulmuş. Ama toplumsal karşılığı olduğu, yönetici elitleri mihmandarlığa devam ettikleri için yolculuk da sürmüş. Şartlar farklı da olsa partilerin kapatılma gerekçeleri aynıydı: İslamcı karakter. Millî Görüş'ün laikçi hasımları Erbakan'ın yürüttüğü siyaseti bir tehdit kaynağı olarak görseler ve her kapatma kararında bir bayram havasına kapılsalar da önemli bir hususu atlıyorlardı. Bu siyaset, çevreden gelen güçlü sosyal dinamikleri maceracı bir İslamî eğilim yerine siyasetin gerçek şartlarında dünyevileştiriyor, ayakları yere basan bir yaklaşımın faillerine dönüştürüyordu. Bunun yanında bir başka husus ise, siyasetin kendini merkeze almasının getirdiği bir karakteristikti. Artık İslamî tahayyül sözlerini oluştururken siyasetin önceliklerini ve gereklerini dikkate almak, böylelikle kayıtlı şartlı bir yolda yürümek zorundaydı. Davaya, yani Millî Görüş'e zarar verilmemeliydi.

Doksanlı yılların Türkiye'sinde özellikle 94 mahalli seçimleriyle birlikte Millî Görüş önemli bir dönüşüm yaşadı. Saf İslamî retorik liberalleşti, demokratikleşti, ötekilerle ilişkiler, dönüştürmek yerine birlikte yaşamak esasında yeniden şekillendirildi. Bunun faydası, 94'teki mahallî seçimlerde elde edilen olağanüstü başarıyla ve 95 seçimlerinde ise iktidarın büyük ortağı olmakla görüldü. Artık Millî Görüş gelenekçilikten yenilikçiğe doğru evriliyordu. 28 Şubat süreci bu geçişe mani oldu, ayrıştırıcı bir rol oynadı, Refah'ın yerine kurulan Fazilet Partisi ikiye bölündü. Yenilikçiler başka toplumsal kesimlerle de ittifak yaparak AKP'yi kurdular. Fazilet'te kalanlar adeta bir regresyon duygusuyla "yeniden ahlak ve maneviyat" dediler. Erbakan ise, sınavlarla itibar kazanmış güçlü kimliği, yakın yol arkadaşlarıyla oluşturduğu iktidar asabiyesi ile birlikte kalanlar üzerindeki vesayetini sürdürdü, yoluna devam etti.

Cerbezeli liderlerin dramı, davalarıyla kurdukları simbiyotik ilişkidir. Ancak insanın fani siyasi ideallerin ise aşkın niteliği bu simbiyotik ilişkinin bir yerde sonlandırılmasını gerektirir. Kılık değiştirmiş hanedanlık ihyası vesayetçi karakteriyle çok sevimsizdir. Saadet kongresinde Erbakan soyadlarının öne çıkması bu durumu hatırlatır bir gelişme oldu.

Numan Kurtulmuş, zor bir kongre ile tekrar genel başkan seçildi. Onunla birlikte Millî Görüş'ün yenilikçi yüzü öne çıktı. Ancak simbiyotik ilişkinin sahipleri bu durumdan memnun değiller. Onlar kamuoyunun hanedanlık olarak okumasını engelleyecek gerekçeleri varsa bunları aktarmada son derece başarısız olarak yeni bir kongre toplamak ve Kurtulmuş'u oradan indirmek istiyorlar. Bu doğrultuda bir iç mücadele verilir ve bunda başarıya ulaşılırsa artık kimsenin mücadele etmesine gerek kalmayan bir siyasi parti ortaya çıkacaktır. Genel başkanlık yapmış, kongrede yeniden seçilmiş bir kişiye tahammülü olmayanlar acaba başkalarını o partiye hangi sözlerle çağıracaklar, hangi kardeşlikten bahsedeceklerdir? Üstelik böyle bir gelişme Erbakan'ın uzun yıllar boyunca oluşturduğu karizması bakımından da hazmedilmesi güç bir final olacaktır.

Halka mal olmuş her dava kaçınılmaz olarak demokratik bir karakter taşır. Bu karakter ise sadece ilgili siyasete popülerlik üzerinden güç kazandırmaz, aynı zamanda onun "elitlerin siyaseti" ile yönlendirilmesini de zorlaştırır. Dar alanlarda yürütülen siyasetin büyüleyici ama o ölçüde gerçek dünyadan koparıcı iklimine teslim olunmaksızın gerçek toplumsal şartlara dayalı bir akılla davranılması hem Saadet'in hem de Türkiye'nin çıkarına olacaktır.


Zaman

Üyenin İmzası ____
__
_

Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez. Eğer ERKEKSEN, sen alırsın.


http://www.milligorus-forum.com.tr/image.php?type=sigpic&userid=4277&dateline=1288282  876
agdesksehir isimli üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu konu/mesaj için agdesksehir kullanıcısına teşekkür eden 2 üye:
ah_teslimiyet (28-07-2010), PALANDÖKEN KARTALI (28-07-2010)
Sponsor


Alt 28-07-2010, 17:27   #2 (permalink)
redyellow
MGF Sevdalısı
 
redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 11.02.2009
Yaş: 52
Mesajlar: 2,911
Teşekkürleri: 544
1,890 konu/yorumuna 6,032 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
redyellow is just really niceredyellow is just really niceredyellow is just really niceredyellow is just really nice
SAADETİ bekleyen en büyük tehlike gene SAADETdir.

Saadet partisine dışardakilerden çok çok içerden zarar veriyoruz.

Partiye yazık oluyor, kongrede olanlar kongreden sonra olanlara inanamıyorum.

yükselişe geçmiş bir partiyi tuttular yerin dibine sokacağız diye uğraşıyorlar.

Üyenin İmzası
ARMUT deyip geçmeyin, onun ilk hecesi bir çok kişide yoktur... Necip Fazıl
redyellow isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-07-2010, 21:05   #3 (permalink)
sabır85
Genç Milli Görüş
 
sabır85 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29.12.2007
Mesajlar: 46
Teşekkürleri: 157
16 konu/yorumuna 35 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
sabır85 is on a distinguished road
Angry lidere itaat

muhterem hocama itaat etmiyenler bu camiayı 61. parti yapmak istiyorlar

Üyenin İmzası MİLLİ SEVDA
sabır85 isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu konu/mesaj için sabır85 kullanıcısına teşekkür edenler:
PALANDÖKEN KARTALI (28-07-2010)
Alt 28-07-2010, 21:59   #4 (permalink)
PALANDÖKEN KARTALI
MGF Sevdalısı
 
PALANDÖKEN KARTALI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 18.11.2009
İl: DADAŞLAR DİYARI
Yaş: 41
Mesajlar: 917
Teşekkürleri: 2,253
637 konu/yorumuna 1,980 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
PALANDÖKEN KARTALI is a jewel in the roughPALANDÖKEN KARTALI is a jewel in the roughPALANDÖKEN KARTALI is a jewel in the roughPALANDÖKEN KARTALI is a jewel in the rough
Alıntı:
redyellow Kullanıcı Adlı Üyeden Alıntı Mesajı göster
SAADETİ bekleyen en büyük tehlike gene SAADETdir.

Saadet partisine dışardakilerden çok çok içerden zarar veriyoruz.

Partiye yazık oluyor, kongrede olanlar kongreden sonra olanlara inanamıyorum.

yükselişe geçmiş bir partiyi tuttular yerin dibine sokacağız diye uğraşıyorlar.

Yükseliş,,, Saadet partisi gömlek çıkarıcılar gömlek çıkarmadan önce de yükselişe geçececekti,belkide türk siyasi tarihinin en büyük oy oranı ile ama gömlek çıkarıcıların makam hırsı buna müsaade etmedi.Yükselmek önemli değil,her organı ile tamamen bütünleşmiş ,çıkar ve nefislerden uzak,dolduruşa gelmeden,yükselmek önemli.
BU KONGREDE OLANLARI HAYRA YORMALI.YOL YAKINKEN HATALARDAN DÖNÜLMELİ,,,

PALANDÖKEN KARTALI isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-07-2010, 22:47   #5 (permalink)
ah_teslimiyet
MGF Hatim Komisyonu Bşk. Yrd.
 
ah_teslimiyet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 20.10.2008
Mesajlar: 5,280
Teşekkürleri: 25,128
4,156 konu/yorumuna 9,984 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 20
ah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud ofah_teslimiyet has much to be proud of
paylaşım için teşekkürler..

Üyenin İmzası
بسم الله الرحمن الرحيم


Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.

( el-Alak 6-7-8 )


ah_teslimiyet isimli üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Büyük tehlike atlatıldı agdesksehir TÜRKİYE GÜNDEMİ 0 13-12-2011 00:27
Mail 2-böüm 4:AKP kendini SAADET'İN Saadet'in yerine koymadan SAADET'İ ANLAYAMAZ Adil Bir Dünya Siyasi Araştırmalar 0 06-06-2011 01:30
Suriye Konusunda Cevap Bekleyen Sorular Mücahid Erbakan Nurettin Şirin 0 30-04-2011 18:03
Müslüman devletleri birleştiren tehlike agdesksehir İslam Tarihi 1 28-11-2010 21:49
Beni Bekleyen Var mi?? Seida Şiir 2 08-11-2007 16:05

Çok arananlar
ajans 5 ajans5 aliya izzetbegoviç sözleri açım sen türkiyesin büyük düşün bayram ali öztürk bayram hoca bim kimin bim kimindir bim market kimin bim marketleri kimin bim mağazaları kimin cin çıkarma cübbelinin kaseti ders programı ders programı çizelgesi erbakan'ın sözleri face ü furkan vakfı gavs gavs sani gavsı sani gazete boyut gazete5 gazeteboyut habervaktım haftalık ders programı haftalık ders programı çizelgesi haftalık ders çizelgesi imam rabbani ismailağa camii kabeden canlı yayın yapan kanallar kadir mısıroğlu kadir mısıroğlu hoca dan tarihin bilinmeyen gerçekleri keş sözleri libya hakkında bilmedikleriniz maher zain kimdir malcolm x sözleri menzil milli görüş forum mpl tv kimin mustafa cihat 2010 nurettin yıldız nurettin yıldız kimdir nurettin yıldız sohbetleri sarık nasıl sarılır sesi-sp subliminal mesaj örnekleri sultanım kapında banada yer ver sözleri şah ismail şehitler ölmez vatan bölünmez

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:41.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.5.0 RC2 Milli Görüş Forum® 2005-2011

Yasal Uyarı
Milli Görüş Forum® hukuka, yasalara, telif haklarına,kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.Milli Görüş Forum® 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, Milli Görüş Forum® uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir.