| Malum Kongre ve sonrasında Milli Görüşcüler...
Saadet Partisi olarak hepinizin mulumu üzere 11 Temmuz'da, neticesinde yaşanan olaylardan hepimizin üzüntü duyduğu bir kongre yaptık. Liderimiz, Hocamız, Sayın Necmettin Erbakan'ın da ifade ettiği gibi bahse konu kongre sürecinde ve sonrasında yeni seçilen yönetim Milli Görüş'ün temel esaslarına ve Milli Görüş'ün temel çalışma esaslarına bağlılıkta gereken hassasiyeti göstermemiş ve kendi meşruiyetine gölge düşürmüştür. Onca ısrara rağmen zamansız kongre yapılması, sonrasında yaşanan olaylardan dolayı önemli bir ihtiyaç haline gelen "kardeşlik kongresi" yapılmasına ayak diremesi "itaat" ve "istikamet" açısından bütün teşkilatın bu yönetime olan güvenini sarsmıştır. Bir yandan "büyüğümüzdür", "liderimizdir", "fikirlerine her zaman ihtiyacımız var" diyeceksiniz, diğer yandan bahsettiğiniz Hocamız "kongre" dediği halde kongre yapmamak için kırk dereden su getirip açıkça itaatsizlik edeceksiniz... Ortada bir samimiyetsizliğin olduğu tartışılmaz bir gerçek.. Bütün bunların, samimi duygularla da olsa "bir an önce Milli Görüşü iktidara taşımak" için yapıldığının ifade edilmesi, Milli Görüşcülerin kabulüne mazhar bir açıklama olamaz. Milli Görüşcü sadıktır, sadakat ister. Milli Görüşcü vefalıdır, vefa ister. Milli Görüşçüler için sonuçtan çok süreç, yöntem, metod, Rıza-i İlahi'ye uygunluk önemlidir. Bütün bunları gözardı ederseniz geleceğiniz nokta işte bugün geldiğimiz noktadır...
Evet, son yaşanan olaylarda en etken unsur son kongrede yönetime gelenlerin basiretsiz ve itaatsiz davranışlarıdır. Bu tartışılmaz bir gerçektir. Ama bu gerçek biz Milli Görüşçülerin hoş olmayan, çirkin davranış ve ifadelerde bulunmamıza gerekçe teşkil etmez. Bunca yaşananlara rağmen Erbakan Hocamız "Milli Görüşü'ün partisi Saadet Partisidir" diyor. O halde Saadet Partisinden ve yöneticilerinden bahsederken, isimlerin önüne ve arkasına bir takım sıfatlar eklemek, kabahatli olduğunu düşündüğümüz bir takım kimseleri tahkir ve tazyif etmek bize yakışmayan davranışlardır. Milli Görüş hareketi içerisinde bir takım protestolar, itirazlar her zaman olmuştur. Zaman zaman hareketli kongreler yapılmış, İl ve İlçe divanlarında sert tartışmaların yaşandığı da olmuştur. Ama iftar sofrasına, hem de insanların aileleri ile birlikte bulunduğu bir ortamda tekme atmak, içinde bulunduğumuz şu mubarek günlerin hürmetine uygun bir hareket değildir. O tekmeler ister Erbakan Hocamız adına atılmış olsun, ister Parti yönetimi adına atılmış olsun, değişen hiçbir şey yoktur. Sonuç olarak Milli Görüş'ün yegane partisi Saadet Partisi'nin iftarında, Allah rızası için tutulan oruçların açılması için kurulmuş sofralar tekmelenmiştir. Bu hareket çirkindir, yakışıksızdır, ahmakçadır. Böyle bir hak arama şekli Milli Görüş tarihinde yoktur ve olmamalıdır.
Hepimiz huzursuzuz... Hepimiz üzgünüz... Hepimiz öfkeliyiz... Ama gün, öfkeyle hareket etme günü değil, akılla, basiretle, firasetle hareket etme günüdür. Lütfen konuşmalarımızın ve hareketlerimizin bize, Milii Görüşçülere yakışır olmasına dikkat edelim. Şimdi kendi aklımızca tahkir ve tazyif ettiklerimize yarın Hocamızın iltifat edebileceğini gözardı etmeyelim. İtidalli olalım. Zaman sabır zamanıdır. Az konuşup çok düşünme zamanıdır. Zaman, Hocamızın alacağı kararları bekleme zamandır. Allah'a hamd olsun ki Hocamız halen başımızdadır. Mademki Hocamız başımızdadır, o halde O'nun ölçüsü bizim ölçümüz olmalıdır...
|