|
| |||||||
| TARİH Tarih, bir milletin hafızası,kimlik kartı ve toplumların genetik kodudur.Şanlı tarihimiz ile ilgili bilgi-paylaşım platformu |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme | Stil |
| | #1 |
| Akıncı ![]() ![]() Üyelik Tarihi: 19.07.2009 İl: Adana Yaş: 23
Mesajlar: 126
Teşekkürleri: 356
80 konu/yorumuna 196 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Osmanlı ailesine af 1974'te milli görüş sayesinde gerçekleşti. OSMANLI AİLESİNE AF 1974'TE MİLLİ GÖRÜŞ SAYESİNDE GERÇEKLEŞTİ. Tweet Follow @MilliGorusForum ![]() 1973 seçimlerinden sonra TBMM’ye 48 milletvekili,3 senatör ile giriş yapan Milli görüş’ün MSP(Milli Selamet Partisi) versiyonu, CHP ile koalisyon yapmış ve koalisyon protokolünde Cumhuriyetin kuruluşunun 50.yılı münasebetiyle Atatürk’ün vasiyetinde yer aldığı hasebiyle, ülke insanına bir beyaz sayfa açabilmek amacıyla çıkarılan af kanunu, millet-devlet kaynaşmasının bir başlangıcıydı. O sıralarda 80bine yakın hükümlü ve tutuklunun hapishanelerimizi dolduran vaziyet, istiabı aştığından cezanın yanına şartların ağırlığından doğan bir ızdırap daha yüklemekteydi. MSP-CHP partileri koalisyon protokolüne koydukları af kanununu gerçekleştirirlerken, Muhterem büyüğüm Adalet eski bakanı İsmail Müftüoğlu Beyefendi o sırada af komisyonunun başındaydı yanılmıyorsam. Yine MTTB’nin eski başkanlarından ve o mecliste AP(Adalet Partisi)nin Erzurum milletvekili olan hukukçu Muhterem Rasim Cinisli Bey Efendi, Müftüoğlu’nu ziyaret eder ve Osmanoğullarının vatancüda olmalarına son verecek kurdukları devletin yedi asrı aşan yöneticileri olarak tard edildikleri vatana avdet edip, hayatlarının geri kalan bölümünü arzuları içinde yaşama larını sağlayacak bir madde tanziminde bulunmak gerektiğini hatırlatır. Neticede büyük uğraşlar sonunda tanzim edilen madde kanunlaşan af yasası merhum C.başkanı Fahri Sabit Korutürk’ün onaylamasıyla 18/Mayıs/1974’de yürürlüğe girer. Böylece Hanedan-ı Âl’î Osman’ın,3/Mart/1924’de başlayan vatancüda olma serencâmı nihayete erer. Ertuğrul Osman Efendi Hazretleri, bu avdet müsaadesinin bir af kanunu ile kendilerine bahşedilmesini biz herhangi bir suç işlemedik dolaysıyla bir af altında vatana dönmeyi suçluymuş da affa uğramış kabul etmek olur diyerek pasaport almaktan kendini men etmiş bir zât-ı âlî kadirdir. Merhumun dâr-ı bekâya intikali üzerine maateessüf bizim mahallenin gazete haberleri de dâhil olmak üzere,”Son Osmanlı” nitelemesi yapmaları pek garibime gitti. Yine bizim mahalle gazeteleri de dâhil olarak merhumun 1912 doğumlu olduğunu,dolaysıyla 97 yaşında bulunduğunu yazmaları,altı asır İslâm’ın kılıç ve kalkanı olmuş Osmanlı İslâm Devleti’nin bakiyesinden olan merhumun, hicri tarihe göre tevellüdü göz önüne alınsa bakın ne çıkacak ortaya.. Efendim 1912 milâdi yılı,1331 senei hicriyeye tekabül eder. Hâli hazırda 1430 hicri senesinin 10.ayına girmiş bulun maktayız. Dolaysıyla 1430’dan,1331’i eksiltirsek önümüze 99 yaşında Efendi müşarileyhi kaybettiğimizi görürüz. Evet; İslâm halifelerin 99.su olan ve merhumun dedesi bulunan Sultan Abdülhamid-i Sâni’nin türbesinin haziresine defni de bir başka güzellik oluyor. Günlerden Cumartesi /26/Eylül/2009 Sultanahmed Câmiindeyiz. Vakit öğle namazına 40 dakika var. Musalla taşın da dünya saltanatının sonunu getirmiş merhumun yeşil örtü üstüne bilinen ayet yazılı:”Küllü nefsün zaikatül mevt” onun üstünde tabutu yarım olarak sarmış Kâbe örtüsü ve de kabire yol alırken Ay-Yıldızlı bayrağımız da Kâbe örtüsüyle sarışmışlar. Camii imamı 32 yıldır görevin hakkını vermeye çalışan, mücahid bir imamdır. Gönenli merhum ne çok sever ve siyanet ederdi Emrullah Hatiboğlu Hocamızı. Hatipoğlu nefis bir tezkiye yaptı. Hakları helâl ettirme cümlesin de bir hakikati haykırdı tarihe. O'nun ceddi, eserleriyle onun bizim üzerimizdeki hakkını gösteriyor. Fakat bizim merhumun üzerinde ne gibi hakkımız olabilir? Sorusunu sordu. Sonra da hâdi bir hakkımız olmasa da biz helâl edelim demek suretiyle namazı kıldırdı. Allah kabul etsin. Bu Aile; bütün dünya hanedanları içinde bir dürrü yektâdır. Şerh edersek tâbiri; diyebiliriz ki, Hanedanların biricik ve tek incisidir. Biz tespit ettiğimiz kadarıyla hanedandan Câmie gelip hazır bulunanlar aşağıda adları bulunanlardır. "Sultan İkinci Abdülhamid kolundan: Şehzade Harun Osmanoğlu (Mehmed Abdülkerim Efendi'nin oğlu), Şehzade Orhan Osmanoğlu (Harun Efendi'nin oğlu), Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu (Harun Efendi'nin oğlu), Şehzade Yavuz Selim Osmanoğlu (Orhan Efendi'nin oğlu), Safvet Neslişah Sultan (Şehzade Mehmed Abdülkadir Efendi'nin kızı), Sultanzade Salih Avni Beyefendi (Safvet Neslişah Sultan'ın oğlu), Sultanzade Ömer Avni Beyefendi (Safvet Neslişah Sultan'ın oğlu), Bülend Osman Beyefendi (Sultanzade Mehmed Cahid Beyefendi'nin oğlu), Ayşe Adile Nami (Sultanzade Osman Nami Beyefendi'nin kızı) Sultan Abdülmecid kolundan: Sultanzade Cengiz Baransel Beyefendi (Mübeccel Bezmi âlem Sultan'ın oğlu), Arzu Enver (Sultanzade Ali Enver Beyefendi'nin kızı), Ahmet Osman Mayatepek (Türkan Hanımsultan'ın oğlu), Kaan Baransel (Sultanzade Cengiz Baransel Beyefendi'nin oğlu) Sultan Vahideddin kolundan: Hanzade Özbaş (Suade Hümeyra Hanımsultan'ın kızı), Neslişah Ulviye Evliyazade (Hanzade Hanımefendi'nin kızı) Sultan Beşinci Murad kolundan: Resan İris (Sultanzade Celal Refik İris Beyefendi'nin kızı) Sultan Reşad kolundan: Emel Nuricihan Hanımsultan (Rukiye Sultan'ın kızı)". ACI BİR ANI 1997 senesinde Suriye’de vefat eden Sultan Mehmed Reşad’ın torunlarından bir hanımefendi, beni Eyyübsultan’da dede’min türbesine defnediniz, diye vasiyette bulunmuş. Ülkemizde de,54.hükümet Refah/Yol da denilen hükümeti sürdürmektedir. Başbakan Porf. Dr. Necmeddin Erbakan’dır. Başbakan yardımcısı da Tansu Çiller idi. Durum Ankara’ya bildirilir, türbeye defin için hükümet kararnamesi gerekmektedir. Başbakan derhal kararnamenin hazırlanması emrini verir. İmzalar atılır ancak kararname tekemmül etmemiştir. Çünkü Yıldırım Aktuna ve Ayfer Yılmaz imzalamayacaklarını ifade ederler. Cenaze ortada kalmış Beşiktaş Sinan Paşa Camii’nde beklemektedir. Duyduğumuz kadarıyla Erbakan Hoca cenaze namazını Beşiktaş’ta kılınız. Türbeye götürüp defnedin, biz kararnameyi tekemmül ettiririz emri vermiş. Beşiktaş’ta ki cenaze namazından sonra cemaat dağılmış ve birkaç arabayla Eyüp sultan sahilindeki Sultan Reşat Türbesine gidilmiş. Ancak, arabalardan inen mensubin-i hanedandan, her biri yaşlı zevat, tabutu indirecek güçte bile değiller. Kameramanlar, fotoğrafçılar yâni basın mensubları işe girişmişler ve defni yapmışlar. Bunda hiçbir gazete mensubu bir çekince göstermemiş. Metin HASIRCI'nın yazısının ASLI İÇİN: |
| | |
| Bu konu/mesaj için ByEsTeL kullanıcısına teşekkür edenler: | Mücahid Erbakan (19-06-2010) |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| Yok |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | Konuyu değerlendir |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Osmanlıyı Yeniden Keşfediyoruz[MGF HANIMLAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA KOM.] | _Davam_ | Tarihi Araştırmalar | 27 | 04-01-2012 19:01 |
| Recai kutan milli görüş hareketi | Halveti | MEHMET RECAİ KUTAN | 1 | 12-10-2011 01:09 |
| Yeniden Milli Görüş | Mücahid Erbakan | M. Hasan Öz | 0 | 15-08-2011 16:52 |
| Milli Görüş | Mücahid Erbakan | MİLLİ GAZETE | 0 | 04-07-2011 10:00 |
| Milli görüş ve milli görüşçü | mrv12 | SERBEST KÜRSÜ | 1 | 10-05-2011 14:15 |
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:01.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.5.0 RC2
Milli Görüş Forum® 2005-2011
Yasal Uyarı
Milli Görüş Forum® hukuka, yasalara, telif haklarına,kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.Milli Görüş Forum® 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, Milli Görüş Forum® uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir.